Beni Anlayan Bana da Anlatsın

Sınırlı bir çölde sayısız muhabbet kuşunun, siyah bir doğana yem olmaktan kurtulmasının mucizesi sürü olabilmekten geçer. Yeryüzünün en büyük balık göçünü yapan sardalyaların rakipleriyle savaşında da aynısı geçerlidir. Tek bir beyin, tek bir organizma olabilme yetisi bu yüce ve doğal döngüde vardır. Kalabalıkta olmak güvende olmaktır ve güven vermeyene kalabalığın içinde yer yoktur. Missisipi Nehri’nden kente inen milyarlarca mayıs sineğinin trafiği yavaşlatmasını ve yapay ışıklara aldanıp binlerce bebek mayıs sineğini asfalta bırakmasını biraz hayret biraz hayranlıkla izlerken el değmemiş mükemmelliği iyice düşündüm.

diye yazmışım 2017’de çizgili bir deftere. Hangi haller altında not almışım bunları hatırlayamadım ama benden beni hiç eksiltmeyen şimdimi buldurdu bana. Bunu bulmak ilham verdi.

Bu sıralar babamla evde olmayı yine müthiş bir kâra dönüştürüyoruz. Atlatılan birkaç beladan sonra gülmenin acısını çıkarıyoruz. Geçen gün bir Endonezyalı’nın nasıl müslüman olduğu hikayesini anlattı bana. Akşamüstü iğnesini vurmadan önce de geleceğim hakkında biraz münazara yaptık. Kafamdaki projeyi anlattım, tam benim de yapacağım gibi tüm olmazlarını önüme koydu. Mercimek çorbasını karıştırırken şöyle omzumun üstünden yaklaşıp “bundan sonrakine bir de safran koyalım mı?” diye diye yine bir bahaneyle mutfağa geldi, kaynattığım keçiboynuzu sütüne bal katıp kulplu bir bardağa doldurduktan sonra salona geri döndü. Bu yaz gidemeyeceğimiz tatil yerlerini konuştuk bir ara, ben yine çok direttim ve o yine çok erteledi. Nefesi daha iyi olsun diye mahallenin çevresinde yavaş yavaş ve sessizce yürürken iki sene önce sattığımız patenleri hatırlattı bize, bir çocuğa hediye etmediğine hâlâ pişmandı. Dedemler taşınırken kitap dolu kolilerden birine yerleştirmek için vitrinin üzerinden aldığı Marifetname’yi görünce “sen bir ara bunu gizliden kaçır, akşamları yine okuyalım” da dedi fısıldayarak. Birkaç işin yönetimi hakkında konuştuk, hayalimizdeki evi çizdik, Bosna’yı düşündük, kereviz salatası yaptık, tabu oynadık, nöbetleşe uyuduk… Sonra, ayrı içeriklerde iki belgesel serisine başladık; bazı yerlerde durdurup üzerine tartıştığımız sahneler oluyordu böylelikle.

İşte tüm bu sürü dengesini onlardan birini izlerken anımsadım, bir hayvan belgeselinde. Güney Amerika’ya göçen kelebekleri izlerken arada bir dönüp ona bakıyordum. Sanki hayatımda böyle bir düzene ilk kez şahit oluyormuş ya da bu kavramı ilk kez öğreniyormuş gibi “Allah Allah!” diye hayretlendim üst üste. “Antarktika’daki penguenler de mesela,” diye konuştu tam beklediğim anda, “yani insanın nefesinin bile barınmadığı yerlerde koskoca sürü, keselerinde yavrularını taşıyarak içten dışa daireler oluşturuyor, sonra ısı yayılsın diye birbirlerine yapışıp dalgalanıyorlar. En dışta kalan en içeri gidene kadar dönüyorlar bu daireyi.” Aynı anda izlediğimiz için ne dediğini daha iyi anlıyordum. Üstelik penguenlerin de kesesinin olduğunu ilk kez burada öğreniyordum. “Düşünme ve konuşma becerileri yok, o yönetiyordur belki diyebileceğimiz tek bir beşer yok etrafta. Belki insanoğlunun haberdar olmadığı nice olay, yine insanoğlu için vuku buluyor. Yaradanı kabullenmek o kadar kolay işte.” diye eklemeden edemedi. Kafamı salladım.

Döngüyü ve sürüyü anlamak, durmayı ve tekliği anlattı aynı zamanda. Geceleri ve gündüzleri, görünür ya da gizli her şey için şükrettirdi. Ayarı kaçırmamak ve büyük konuşmamak hakkında uyardı. Birkaç yıl sonra senin için değersiz olacak bir şeyin peşinden deli gibi koşmamayı öğretti. Arkandan iş çeviren yabanîlerin tuzağını bozdu. Konuşmayı ve tartışmayı sevdirdi. Kuşluktan hemen sonra düşen güneşin ışığında düşünmeyi gösterdi. Döngü ve sürü, yaşama bağlayan en acı ve en tatlının var olmasını mecbur etti, imtihan kıldı. Şimdi ise bir insan olarak içimdeki tüm hayvanî dürtünün peşinde, diğer herkesin döngüsündeyim. Sürüyü kaybetmekten korkanlardan biriyim, sırf dünya dönsün diye o doğana, o balinaya, o sürüngene ya da çekirgeye bir yem olacak kadar yürekliyim.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s